Otomatik Pilot Nedir ve Ne Zaman Devreye Girer?

Belki bazılarınız, pilotların uçmayı sağlayan bir bilgisayar ile kokpitte sadece oturduğunu düşünüyordur. Ya da bunun tam tersini hayal edenleriniz de olabilir. Yani, sanki otobanda bir istasyon vagonu sürüyormuş gibi pilotların elleriyle bütün kontrolleri elinde tuttuğunu düşünüyorsunuzdur. Ancak bunların hiçbiri doğru değil… O halde, oto pilot nedir, ne zaman devreye girer ve bir uçağı indirebilir mi gelin açıklayalım?

Öncelikle bu otomatik sistemin tarihine bakacak olursak; otopilot, şu anda Unisys ve Honeywell gibi şirketlerin bir parçası olan Sperry Corporation tarafından uçmanın ilk yıllarında icat edilmiştir. Sperry, jiroskopik tabanlı otopilotu 1912’de, Wright Kardeşlerin ilk uçuşundan sadece dokuz yıl sonra geliştirilmiştir. Tarihte ilk ilkel oto pilot olarak geçen bu sistem, o yıllarda pilot kontrolü olmadan uçağın düz bir şekilde uçmasını sağlamıştır. Günümüz otopilotları ise Collins Aerospace gibi şirketler tarafından üretilmektedir.

Bildiğiniz üzere teknolojinin nimetleri çok büyük… Öyle ki, bıraksanız uçaklar kendi kendine bile uçabilir. Anlayacağınız, o kadar akıllı tasarlanmışlar.

Otomatik pilot ya da İngilizcesi ile ‘Autopilot’, uçağın hidrolik, mekanik ve elektronik sistemleri aracılığıyla uçağı yalnızca belirli şartlar altında yönetebilen yazılım ya da araçtır. Pilotlar tarafından ayarlandıktan sonra, uçuşun programlanmış yöne ve istenen irtifaya doğru gitmesini sağlar. Yani “uçağı uçurmayı devralır”.

Oto pilotlar uçağı güvenlik parametrelerine göre yönlendirirler. Uçuş öncesinde hazırlanan uçuş planındaki rota bilgileri pilot tarafından bu yazılıma yüklenir. Oto pilot, pilot tarafından görevi devralınca, bu rota dâhilinde uçağı kontrol eder. Pilotlar, kalkış ve iniş safhaları haricinde genellikle uçağı otomatik pilot tarafından kontrollü olarak yönlendirir. Yolcu uçakları, otopilot sisteminin en sık kullanıldığı hava araçlarıdır.

Peki, otomatik pilot ne zaman devreye girer?

Uçuşun kritik aşamaları ‘taksi’, ‘kalkış’ ve ‘iniş’ aşamalarıdır. Bu aşamalarda kontrol kokpitteki iki pilottan birinin elindedir ve diğeri ise kule ve merkezle olan tüm iletişimleri ele alır. Otomatik pilot, kalkıştan bir süre sonra devreye girer ve inişten biraz önce de kapatılır. Bunun dışında görüş alanının azaldığı ya da uçuş sisteminin arızalandığı zamanlarda da pilotun kontrolünde olmak üzere devreye girebilir.

Modern yolcu uçaklarında, otopilotun kontrolleri gösterge panelinin üstünde, ön camın altında bulunur. Aşağıdaki Boeing 747-400’ün uçuş güvertesi gösterilmiştir, oto pilot kırmızı dikdörtgenin içinde yer alır. Bugün yapılan her uçakta tamamen aynı yerde bulabilirsiniz.

Otomatik Pilot, Bir Uçağı İndirebilir mi?

Tabii ki uçağı indirebilir. Buna otomatik iniş sistemi denir. Uçak düşük görüş koşullarında iniş yapmaya çalışıyorsa yani görüş açısını tamamen kapatan sis gibi bir durum varsa ILS (Instrument Landing System) yardımı ile uçağın otomatik inişi gerçekleştirilir. Bu tür zorlu koşullarda uçağın diğer sistemleri ile beraber hareket eden oto pilot, pilotların kontrolünde iniş gerçekleştirir.

Aşağıda bir otopilotun temel işlevlerini gösteren bir resim görüyorsunuz. Burada ekranlar size uçuşun otomatik pilotta 250 knot’luk belirtilen bir hava hızına, 163 derecelik bir manyetik yöne ve 10.000 feet yüksekliğe ayarlandığını söyler. Ayrıca şuan kapalıdır, açık olması durumunda “AP” olarak işaretlenmiş ana anahtar yeşil ışık verir.

Peki, oto pilot havadayken arızalanırsa ne olur?

Endişelenmenize gerek yok. Oto pilot, uçuş boyunca uçağı sürekli manuel olarak kullanma zorunluluğunu ortadan kaldıran bir yardımcı destek sistemidir. Emin olabilirsiniz ki pilotlar bir uçağı manuel uçurmak üzere eğitiliyor. Bu yüzden pilotlar herhangi bir oto pilot arızası durumunda tüm uçağı manuel olarak uçurabilirler…

Belki şimdi, kokpitte bir pilotun varlığını sorguluyor olabilirsiniz. Ancak bizler henüz pilotsuz bir uçakla yolculuğa hazır değiliz. Belki gelecek yıllarda teknolojiye olan sonsuz güvenimiz bizi pilotsuz bir uçakla uzun seyahatlere ikna edebilir. Ama şuanda kokpitte bir pilot olmadığını bilirsek, uçuş korkumuz bizi kalpten götürebilir. Tabii ki pilotlar da sadece siz korkmayın diye orada değiller. Uçak oto pilot sisteminde gidiyor olsa bile, pilotlar tüm sistem ve gidişatı izlemekle yükümlüler. Sonuçta sistemlerimiz de bize tam güven vermiyor. Ne olursa olsun yetiştirilmiş ve kabiliyetli bir insan aklına ihtiyacımız var.

Belki yarının uçaklarında pilotlar olmayacak. Belki bu gelişmiş makineler kokpitte yer alacak. Bugün bile kokpitte yer alan teknolojik sistemler pilotların elinden bir sürü görev ve sorumluluğu, hatta yetkiyi ve otoriteyi almış durumda. Ancak yine de pilotsuz bir uçakla seyahate yeterince hazır değiliz ve sistemlerimiz henüz bize tam güven vermiyor.

Kaynak:

  • thepointsguy.com
  • flypgs.com
  • smartcockpit.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir