“Hata Yapma Korkusu” – Pilotlar Hata Yapar mı? Hataları Nasıl Minimize Ederiz?

Bu makalede çoğumuzun deneyimlediği ve iş yerlerinde en çok karşılaşılan durumlardan birine yer veriyor olacağız “Hata yapma korkusu”. Öncelikle şunu kabul etmenizi öneririz “Herkes hata yapar”. Hata yapmak insana özgü sıradan ve olası bir davranıştır. En iyiler de hata yapar. Pilotlarda hata yapar. Astronotlar da yapar. Yapar da yapar.

Ancak bazıları vardır ki, eminim sizin de çevrenizde de bulunur bunlar, asla hata yaptıklarını kabul etmezler ya da bu konuda fütursuzca garanti verirler – “Ben hata yapmam” derler. Mükemmellik için çabalamak gerçekten takdire şayan, ancak her insan ara sıra da olsa bir hata yapmaya eğilimlidir. Bu yüzden,bu hatalarını kabul etmeyen gruba aldırış etmeyin. Bu bir tür kendini savunmak, yüce göstermek ya da iyi olduğunu kanıtlamak için yapılan hasarlı bir davranış biçimidir. İş yerlerinde görünen versiyonu, kovulma korkusu ya da cezalandırılma endişesinden kaynaklanır. Zaten eğer insanlar hata yaptıkları için kovuluyorsa, takdir edersiniz ki kimse hatasını kabul etmez. Kovulma ya da en basitinden cezalandırılma yöntemi, insanların hatasını dile getirmemesinde kendini korumak için güçlü bir motivasyon kaynağıdır. Sözde zayıflığı reddeden bir organizasyon kültürü içinde, insanların hatalarını ifşa etmekte isteksiz olmasının nedeni budur. Böyle bir kurum kültürü içinde çalışıyorsanız, acilen pılınızı pırtınızı toplayıp size değer verecek bir yer aramaya koyulun deriz.

Peki, var mıdır böyle şirketler dersiniz? Hatalarınızı gönül rahatlığıyla kabul edebileceğiniz, yanlışlarınızdan dersler çıkarabileceğiniz o parlak şirketler neredeler sizce?

Hayal kurmayı bırakalım arkadaşlar… Aslında işin özü, çoğu şirket hatalar hakkında konuşma, bunları paylaşma ve dolayısıyla onlardan ders alma fırsatı sunmaz. Çünkü modern dünyanın hırslı iş ortamı size çok fazla hata yapma şansı vermez. Yerinizin doldurulabileceği onlarca, yüzlerce hatta binlerce insan varken maalesef ufak bir yanlışınızda bile kolay elenebilirsiniz. Ancak üzülmeyin, çünkü fark ettiyseniz az önce cümlemizde “çoğu şirket” dedik. Yani anlayacağınız, azınlıkta olsa da bazı şirketler sizi emekli olana kadar bir okul gibi yetiştirir, eğitir, büyütür, öğretir, korur kollar.

Peki, çoğunlukta olan bu şirketlerdeki kök neden nedir dersiniz? Neden onlar bize bir şansı hatta bazen ikinci bir şansı sunma konusunda cimri davranırlar. Şöyle söyleyelim… Çoğu şirkette, öğrenme için herhangi bir zaman ayrılmaması veya bilgiyi paylaşmak için araçlar sağlanmaması nedeniyle hatalar düzenli olarak tekrarlanır. Bu konuda öğrenme uzmanı Eduardo Briceño şöyle der – “Zamanımızın çok daha fazlası ‘performans bölgesinde’ harcıyoruz, ‘öğrenme bölgesinde’ harcadığımız zaman ise oldukça yetersiz”. Sayın Briceno ne demek istiyor biliyor musunuz? Öğrenmek için harcanan zamanın, genellikle günlük işler karşısında bir lüks olarak görüldüğünü savunuyor. Yani, daha işin başında ‘hata’ var diyor. Şirketlerin, personel eğitimi için gerekli zamanı ayırmaması ya da bilgiyi paylaşmak için gerekli araçları sağlamamasından yakınıyor. E hal böyle olunca, insanlar deneyimleriyle hata yaparak öğreniyor.

Tabii, burada hemen suçu şirketlere atıp durumdan sıyrılmamak da lazım… Eğitim konusu uçsuz bucaksız bir konudur. Ne derler? Her şeyi devletten bekleyemeyeceksiniz! Tabii ki, sizi mantıklı ve doğru yönlendirebilecek uzman bir bakış açısı daha faydalı olurdu. Ancak bu size eğitim ya da profesyonel hayatınızda yeterince sunulmuyorsa, kendi yolunuzu kendiniz de bulabilirsiniz. Yorucu da olsa, vakit darlığı da yaşasanız, imkânlarınız kısıtlı da olsa motivasyonunuzu yüksek tutmak en başta sizin elinizde. Hele ki bugünün teknolojik dünyasında küçücük akıllı telefonlarınıza kadar yani ayağınıza kadar gelen bilgiyi, siz görmezden gelirseniz daha en başında en büyük hatayı kendinize yaparsanız. Bizden söylemesi…

Şimdi gelelim pilotlara… Pilotlar da hata yapar dedik. Onların hatasının sonucunu tahmin edersiniz diye umuyoruz. Öyle cezalandırma ve kovulmanın ötesindedir. Sonunda hayat memat meselesi vardır. Zaten bunun yüksek farkındalığına sahip olan pilotlar, elbette ki hata korkusu yaşarlar. Fakat, hem eğitimleri hem de profesyonel hayatları boyunca bunun üstesinden gelme ve psikolojik olarak bu engelleri aşma konusunda eğitilirler.

Biliyor musunuz İsrail’de, savaş uçağı pilotlarına eğitimlerde hataların kişisel gelişim ve ekip oluşturma için önemli bir adım olduğu öğretilir. Zaten İsrail’de, kendi kendini sorgulama ve kendi kendine bilgi alma yöntemine dayanan bir öğrenme kültürü vardır. Özellikle kendi kendine bilgi alma yöntemi sayesinde, pilotlar en yüksek standartlarla diğer hava kuvvetlerinin çoğundan çok daha hızlı bir şekilde eğitilebilmiş ve zamanla kazalarda önemli bir azalma görülmüştür.

Neyse konumuza geri dönelim… Hatalar dedik… Uçak kaza raporlarına göre, 1950 ile 2010 yılları arasında dünya çapındaki ölümlü uçak kazalarının %53’ünde pilot hatası bir faktör olarak bulunmuş. Bu istatistik gözünüze yüksek görünebilir. Ancak pilotların sorumlu olduğu tüm görevleri bir göz önünde bulundurun deriz. Pilotlar tehlikeli hava koşullarında uçmalı, mekanik sorunlara yanıt vermeli, uçuş boyunca düzinelerce göstergeyi dikkati okumalı ve izlemeli, nihayetinde her daim güvenli kalkış ve iniş yapabilmelidir. Anlayacağınız, bir uçak uçurmak, hava yolculuğunun birçok özelliğini otomatikleştiren modern yeniliklere rağmen, en karmaşık ve zor işlerden biridir. O yüzden, hata yapmaya çok açıktır.

Herşeyi anladık da, peki gelelim asıl konuya. Bir pilot hata yapmamak için ne yapabilir ya da hangi davranışlardan kaçınmalıdır? Araştırdık gördük ki, kişisel çabayla ve eğitimle bazı davranış kalıpları benimsenirse hatalar minimum düzeye çekilebilir. Bu arada şunu da belirtmekte fayda var, eğer ki kurumsal şirkette çalışan biriyseniz ya da kendi işinizin patronuysanız da bu sayacaklarımızı siz de kendinize uyarlayabilirsiniz. Hata yapmaktan korkmak ya da bu korkularınızdan hayıflanmak yerine bir yerden başlamanızı öneririz.

İşte dikkat etmemiz gereken davranışlar ve uzak durmamız gereken “tehlikeli tutumlar”:

Anti-otorite: “Bana söyleme”

Bu tutum, kimsenin onlara ne yapacağını söylemesini sevmeyen insanlarda görülür. Ataerkil toplumlarda erkeklerde fazlasıyla rastladığımız bir tutumdur. Bir anlamda, “Kimse benden daha iyi bilemez” derler. Birinin onlara ne yapacaklarını söylemesine kızabilirler. Kuralları, düzenlemeleri ve prosedürleri aptalca veya gereksiz olarak görebilirler. Bu tutuma devam ettiğiniz sürece, çok hata yaparsınız. Bizden söylemesi…

Dürtüsellik: “Hızlı olun”

Bu, sık sık herhangi bir şeyi hemen yapma ihtiyacı hisseden insanların tavrıdır. Ne yapacaklarını düşünmeyi önemsemezler, o safhayı hızlı atlarlar. En iyi alternatifi seçmezler ve akla ilk gelen şeyi yaparlar. Mantıklı düşünecekleri varsa da zaman kaybı olur diye yoksun bırakırlar kendilerini. Neydi bizim atasözümüz? Acele işe şeytan karışır. Ha bir de şey demez miyiz? Acele eden ecele gider. Allah korusun tabii ki, ecele filan gitmeyelim. Ama sakin tavrımızı da koruyalım, değil mi?

Yenilmezlik: “Bana olmayacak”

Birçok insan kazaların başkalarının başına geldiğine inanır, ancak asla onlara inanmaz. Kazaların olabileceğini bilirler ve herkesin etkilenebileceğini bilirler. Ancak, kişisel olarak dâhil olacaklarını asla gerçekten hissetmezler veya inanmazlar. Bu şekilde düşünen pilotların risk alma ve riski artırma olasılığı daha yüksektir. Benim başıma gelmez dememek lazım. Geldi mi öyle bir gelir ki…

Maço: “Yapabilirim”

Başkalarının düşündüğünden daha iyi olduklarını her zaman kanıtlamaya çalışan pilotlar, “Yapabilirim, onlara göstereceğim işte” tavrı takınırlar. Maceraperest genç ruhlu asi pilotlardır bunlar. Bu tür bir tutuma sahip pilotlar, başkalarını etkilemek için risk alarak kendilerini kanıtlamaya çalışacaklardır. Bu modelin genellikle erkek bir özellik olduğu düşünülse de, kadınlarda da eşit derecede duyarlı olduğu görülmüş. Kendinizi kimseye ispatlamaya ihtiyacınız yok, siz kendinize inanın yeterli. Başkaları da bunu zaten görür.

Araştırmalarımız da bir de şu tavsiyeyi bulduk. Ünlü bir pilot blogger hata yaptığınızda ya da hata yapma korkusunu şiddetli hissettiğinizde güvendiğiniz başka bir pilotun bakış açısını dinlemenizi öneriyor. Yani, böyle durumlarda güvendiğiniz bir meslektaşınıza yaslanabilirsiniz. Yaşadığınız stres her neyse sizi sizle aynı hayat uğraşında olan biri daha iyi anlar. Hele ki bir de güveniyorsanız, size objektif yaklaşabilecek ve öneri de bulunabilecektir.

Unutmayın, ne yerde ne de havada mükemmel diye bir şey yoktur. Hatalar hep bizledir ve var olmaya devam edecektir. Bir pilotsanız ya da bu meslek yolunda ilerliyorsanız eğitim ve profesyonel hayatınız boyunca bu tür davranış kalıplarına dikkat etmeli ve kişisel gelişiminize önem vermelisiniz, yeryüzünde para kazanma gayesinde bir çalışansanız hatalarınızı öğrenme fırsatı tanıyıp bunları birer başarıya dönüştürmelisiniz. Umarız bir gün dünya hesap verebilirlik ve şeffaflık kültürünü tamamen benimsemiş olur ve biz de bu mükemmel kültürün başarılı ve mutlu çalışanları oluruz 🙂

Kaynak:

  • aopa.org
  • themuse.com
  • pilotfriend.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir